İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Tarla Bitkileri
  3. Geleneksel Yağ Bitkimiz “Ayçiçeği”

Geleneksel Yağ Bitkimiz “Ayçiçeği”

unnamed (5)

Ayçiçeği yüksek tane verimi , yağ içeriği , geniş adaptasyon yeteneği ve yağının kalitesi olmasından dolayı dünyanın hemen her bölgesinde yetiştirilen bir üründür.

Ayçiçeği bitkisinin her kısmı değerlendirilebilmektedir. Asıl olarak kullanılan kısmı %36-55 oranında yağ içeren tohumlarıdır. Ayçiçeği yağı linoleik asit bakımından zengin olup yüksek oranda doymamışlık özelliği taşımaktadır. İnsan vücudunun ihtiyaç duyduğu tokoferollerin yüksek olması yağın kalitesini daha da artırmaktadır. Ayçiçeği yağı yemeklerde ve salatalarda kullanılmakta , ayrıca fazla oranda da margarine işlenmektedir.

Yağ alındıktan sonra küspesi hayvan beslenmede kullanılan değerli bir yemdir. Kabuksuz küspede %49,5 oranında ham protein bulunmaktadır. Bu proteinin %94’ü hazım olunabilmektedir.

Ayçiçeği Küspesi

Ayçiçeği tohumları çerezlik ve kuş yemi olarak da değerlendirilir. Çerezlik amaçlı olarak kalın kabuklu , uzun tanelere sahip , yağ oranı düşük çerezlik tipler kullanılmaktadır.

Ayçiçeği bitkisi süs amaçlı olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca , yeşil gübre olarak veya silaj yapımı amacıyla da ayçiçeği yetiştirilmektedir.

Ayçiçeği Süs Bitkisi

Ayçiçeği İklim İsteği

Ayçiçeği yüksek ve düşük sıcaklıklara gelişme dönemine bağlı olarak oldukça toleranslıdır. Tohumlarının en iyi çimlenebilmesi için 8-10 oC’lik toprak sıcaklığı gerekir. Ayçiçeği bitkisi fideleri kotiledon devresinde -4 oC sıcaklığa dayanabilir. Ayçiçeği için en iyi yetişme sıcaklıkları 21 ile 24 oC arasıdır. Genellikle vejetatif dönemde serin, generatif dönemde ise açık ve güneşli havalar ister. Ayçiçeği bitkisi kazık kök yapısına sahip olduğu için diğer tarla ürünlerine göre kurağa oldukça toleranslıdır. Yetişme sürecinde yağışların 3 / 17 sağlayacağı veya sulama ile toprağa verilecek 450 mm dolayında su en iyi verimi alabilmek için yeterlidir.

Ayçiçeği yapraklarının heliotropik (ışığa yönelme) özelliği nedeniyle fotosentez için ihtiyaç duyduğu ışığı rahatlıkla alabilir. Bu ışığa yönelme özelliğinden dolayı ayçiçeğine Trakya ve Marmara Bölgesinde “günebakan” veya “gündöndü” denilmektedir.

Ayçiçeği Toprak İsteği

Ilıman iklimlere iyi uyum gösteren bir bitkidir. Ayçiçeği yetişeceği toprak tipi yönünden çok seçici olmamasına rağmen organik maddece zengin, derin ve su tutma kapasitesi iyi topraklarda yüksek verim potansiyeline sahiptir. Kumsal topraklardan ağır yapıdaki killi topraklara kadar her türlü iyi drenaj sağlanmış topraklarda tarımı yapılabilmektedir

Ayçiçeği, asitliği (pH) 6.0 ile 7.2 arasında olan topraklarda en iyi yetişir.

Ayçiçeği tuzlu sevmemektedir. Bu tür topraklarda yetişen ayçiçeğinde tanenin yağ içeriği önemli ölçüde düşmektedir.

Bitkisel Özellikleri

Kök

Ayçiçeği kazık köklü bir bitkidir. Bu kazık köklerden yan kök çıkmaktadır. Yan kökler üzerinden çok sayıda saçak kök çıkmasına rağmen bunlar kuvvetli değildir. Kökler yanlara doğru 60-150 cm, derine doğru ise 150-270 cm ilerleyebilir.

Sap

Ayçiçeği sapları oldukça kuvvetlidir. 1 ile 5 m uzunlukta değişen bitki boyu ortalama olarak 1,5-2 m dir. Sap ortalam 3-5 cm kalınlıktadır.

Saplar çiçeklenmenin bitimine kadar genellikle diktir. Fakat bu devreden sonra çeşidin özelliğine bağlı olarak sapın % 65 kadar kısmı eğilebilir.

Yaprak

Ayçiçeği yaprakları iri ve gösterişlidir. Genelde kalp şeklinde ise de mızrak veya böbrek şekilliler de vardır. Bitkide 15-30 yaprak bulunur.

Çiçek

Ayçiçeğinde çiçekler çok sayıda çiçeğin bir araya gelerek oturmuş oldukları bir tabla formunda bulunur. Tablalar sapın uç kısmında oluşur. Tablanın şekli çiçeklenmenin başlangıcında yuvarlaktır. Olgunluğa doğru çeşite göre değişmekle beraber yuvarlak, içbükey , dışbükey, üç köşeli , borazan şeklinde veya amorf olabilir.

Ayçiçeği tabla çiçeklenene kadar güneş izleyici bir hareket yapar. Çiçeklendiği gün bu hareketine son verir ve genelde doğuya doğru olmak üzere bir müddet kalır. Sonra tanelelerde birikim ilerlemesi ile birlikte eğilmeye başlar

Ayçiçeğinde çiçeklenme dışta başlar , içe doğru devam eder. Günde 1-4 ortalama 2 sıra çiçek açar . Bir tablada çiçeklenme 8-12 günde sona erer. Toprakta nem yetersizse ortadaki çiçekler açmaz ve tablanın ortası boş kalır.

Ayçiçeği çevre şartlarına bağlı olmak üzere çoğunlukla yabancı döllenen bir bitkidir. Yabancı döllenme oranı %98’e kadar çıkabilir.

Tohum

Ayçiçeği tohumu , dışta bulunan ve kendisini sıkı olmayacak şekilde saran meyve kabuğu ile klasik bir “aken” durumunda olan meyvenin içindendir.

Tohumun iriliği, şekli ve rengi , çeşide  ve yetiştirme şartlarına göre değişir. 1000 tane ağırlığı 40-200 gr olup, tohumun %65-70’i içtir. %35-50 oranında yağ , %15-18 protein oranında protein içermektedir.

Ayçiçeği Tarımı

Toprak İşleme

Sonbahar Toprak İşlemesi 

Ayçiçeğinde toprağı işlemenin amacı, iyi bir tohum yatağı hazırlamak, ön bitkiden kalan sap artıklarını gömmek, toprağı havalandırmak, yabancı otları yok ederek toprakta depolanan suyu artırmaktır.

Bu amaçla, ön bitkinin hasadından sonra ayçiçeği ekimi düşünülen tarla soklu pulluk ile 20-25 santim derinlikte sürülmelidir. Bu ilk sürüm her yıl farklı derinlikte yapılırsa pulluk tabanı oluşması önlenir

İlk sürümden sonra, düşen yağışlar nedeniyle tarlada önemli bir otlanma görülürse, bu otlar kültivatör (kazayağı) ile toprağı 10-15 santim derinlikte işleyerek yok edilmelidir.

İlkbahar Toprak İşlemesi 

Düzgün bir çıkış için nemli bir tohum yatağı ister. Bunu sağlamak için İlkbaharda toprak tava geldiğinde tarla önce kültivatör (kazayağı), sonra diskaro, tırmık veya yaylı tırmık ile 10-15 santim derinlikte işleyerek ekime hazır hale getirilir

İlkbahar’ da toprak nem ve tavının kaybına yol açabilecek soklu pulluk ile sürümden kaçınılmalıdır. 

Ekim

Ekim zamanı doğrudan toğrak sıcaklığı ile ilgilidir. Ayçiçeği tohumu 4-6 oC de çimlenirse  de düzgün bir çıkış için sıcaklığın en az 8-10 oC olması gerekmektedir. Bu zaman Güney bölgelrinde Mart , Karadeniz ,Marmara ve Trakya gibi Kuzey bölgelerinde Nisan , Doğu Anadolu’da ise Mayıs ayıdır. Ekimin gecikmesi sulama yapılmayan yerlerde ürünün yaz yağmurlarına bağlı kalma riskini doğurur.

Ekim derinliği toprak yapısına göre değişmektedir. Hafif topraklarda daha derine ekim yapılmakla beraber normal ekim derinliği 5-7 cm’dir.

Tohumluluk

Üreticiler bölgelerine uyan, yüksek verimli ayçiçeği tohumluklarını gerek kamu ve gerekse özel sektör tohumculuk kuruluşlarından temin edebilirler. Üreticiler bu tohumların seçiminde şu noktalara dikkat etmelidirler.

  1. Her yıl ayçiçeği üreticileri mutlaka sertifikalı yeni tohumluk ekmelidirler.
  2. Ekilecek tohumlukların temiz, çimlenme oranı ve çıkış gücü yüksek olmalıdır
  3. Orabanş (verem otu) görülen tarlalarda verim düşüklüğüne neden olmamak için, bu parazite dayanıklı ayçiçeği tohumluğu tercih etmeli veya imi grubu ayçiçeği ekerek kimyasal mücadele yapılmalıdır
  4. Ekilecek çeşit eğer mildiyöye (köse hastalığı) karşı hassas ve ilaçsız ise mutlaka bu hastalığa karşı ekimden önce tohum ilaçlaması yapılmalıdır

Bakım

Çapalama ve tekleme

Sıraların belli olmasında sonra bitkiler 10-15 cm boy aldıktan sonra ilk çapa ve bu esnada da tekleme yapılır. Bu çapa ot alımı şeklinde değil , sıra arasının ve üzerinin işlenmesi şeklinde olmalıdır.

Tekleme, eğer ekimde klasik ekim makinesi kullanılmışsa, bitki boyu 8-10 cm. olduğunda öncelikle zayıf, hastalıklı ve zarar görmüş bitkiler temizlenerek yapılmalıdır. Ekimde, hassas (pnomatik) ekim makineleri kullanıldığında teklemeye gerek duyulmaz. 

Sulama

Ekim döneminde toprakta yeterince rutubet yok ise bir çıkış sulaması yapılabilir. Eğer çıkıştan sonraki erken gelişme döneminde de tarla toprağında faydalı su azalırsa, kuraklığı duymaya başlayan bitkiler solgunluk belirtileri göstereceğinden yaklaşık 15-20 gün aralarla 1-2 sulama yapılabilir. Sulama aralığının hesaplanmasında ölçü, tarla toprağında bulunan rutubeti solma noktasına düşürmeden, topraktaki faydalı su %50’ ye indiğinde hemen tarla su kapasitesine gelecek miktarda su verilmesidir.

Ayçiçeğinin tarlaları yağmurlama ve karık sulaması yöntemlerinden faydalanılarak sulanabilir. Çıkış için ve erken gelişme döneminde bitkiler 40-50 cm oluncaya kadar yağmurlama yöntemi, çiçeklenme öncesi ve sonrası dönemlerde bitkiler boylandığında yapılacak sulamalar da ise karık yöntemi tercih edilmelidir. Karık yöntemiyle sulama yapılacak tarlalarda ayçiçeği bitkileri daha 25-30 cm iken sıra aralarından kazayağı geçirilerek karıklar açılmalıdır.

Gübreleme

Öncelikle doğru bir gübreleme yapmak için toprak analizi şarttır.

Ayçiçeği N bakımında yeterli bir gübrelemeye ihtiyaç duymaktadır. Dekara 350 kg tane almak için toprakta bulunan ve gübreyle verilen azot miktarı dekara en az 20 kg olmalıdır. Artan ürün miktarı ile zayıf topraklarda dekara 1,5 kg P ve 5 kg ‘a kadar ulaşan K gübrelemeleri zorunlu olmaktadır.

Azotlu gübreler kuru şartlarda ekimle beraber verilmelidir. Sulu şartlarda iki kısma ayrılarak yarısı ekimde , diğer yarısı ise tabla teşekkülü döneminde verilmelidir. Fosforlu gübreler mümkünse kıştan önce uygulanmalıdır. Bu mümkün değilse ekimle beraber banda verilmelidir. Kullanılacaksa potasyumlu gübreler ekimle beraber verilmesi uygundur.

Münavebe (Ekim Nöbeti)

Tarım yapılan alanlarda aynı bitkinin aynı tarlaya üst üste ekilmesi toprağın fakirleşmesine ve o bitkinin hastalıklarının artmasına neden olur. Bu nedenle ayçiçeğinden yüksek verim alabilmek için mutlaka münavebe yapılmalıdır. Ayçiçeğinin gireceği bazı münavebe modelleri şu şekilde olabilir;

  1. Model: Buğday +Ayçiçeği + Fiğ + Mısır
  2. Model: Şeker Pancarı + Ayçiçeği + Buğday + Fiğ
  3. Model: Çeltik + Ayçiçeği + Kavun-karpuz + Pamuk
  4. Model: Pamuk + Buğday + Ayçiçeği + Baklagil

Yabancı Ot Mücadelesi

Yabancı ot mücadelesi ayçiçeği yetişme devresinin ilk ayında çok önem taşır ve yapılması

% 20-30 oranında daha fazla verim alınmasını sağlayabilir. Hızlı gelişme yeteneğine sahip yabancı otlar özellikle ilk gelişme devresinde faydalı tarla alanını kaplayarak ayçiçeği bitkisinin gelişmesini engelleyerek ve bitki besin maddelerine ortak olarak önemli oranda zarar yaparlar. Ayçiçeği bitkisi 30-40 cm boyunda olduğunda gölge yaparak diğer yabancı otların gelişmesini büyük ölçüde engellemektedir.

Sirken (Yabancı Ot )

Hasat ,Harman ve Depolama

Ayçiçeği hasadı klasik olarak hasada gelmiş tablaların sapından kesilmesi ile gerçekleştirilir. Kesilen tabla tarlada ve başka yerde bir miktar kurutularak harmana hazırlanır. Daha sonra çuvallara doldurularak sopalarla vurmak suretiyle tohumlar tabladan ayrılır, tabla artıkları temizlenir ve kabul edilebilir nem seviyesinin (%8) altına düşecek şekilde kurutulur.

Hasat ve harman modern bir şekilde ayarı iyi yapılmış biçerdöverlerle gerçekleştirilir. Bunun için hasat ne harmanı güçleştirecek kaar erken , ne de tane kaybına neden olacak kadar geç yapılmaması gerekir.

Bir yağlı tohum olan ayçiçeğinin depolanmasında tohumun nem içeriği etkili olmakta , yüksek nem içeren tohumlar kısa sürede kızararak bozulmaktadır. Kızışma olmasa dahi tohumda yüksek nem ile beraber “aflatoksin” üreten mantarlar çoğalmakta ve ürün insan sağlığına zararlı hale gelmektedir. Bu amaçla silolanacak üründe kırılma ve zedelenmeler bulunmamasına da dikkat edilmelidir.

Hastalık ve Zararlılar

Ayçiçeği Mildiyösü

Bu hastalığa, erken devrede yakalanan ayçiçeği bitkileri normal gelişemez, bodur kalır. Hasta bitki yapraklarında sararma ve alt kısmında beyaz ve alt kısmında beyaz toz şeklinde sporlar görülür

Mildiyönün bulaşması, genellikle tohumdan, topraktaki bitki artıklarından olur.Bulaşık ve taban suyu yüksek tarlalarda, hastalık yüksek oranda görüldüğünde tekrar ikinciye ekim yapılması gerekebilir.

Solgunluk

Genel olarak kök boğazı çürüklüğü biçiminde görülür. Hastalık, bitki köklerini toprakta kömürümsü sclerotları ile bitki sap ve tablalarını ise toprak yüzeyinde çimlenen askosporları ile enfekte eder

Ayçiçeği Pası

Genellikle geç ekim yapılan ayçiçeği tarlalarında çiçeklenme döneminden sonra görülmektedir. Pas püstülleri önce yaprağın alt yüzeyini sonra tüm yaprak yüzeyini kaplar.

Ayçiçeği Yaprak Lekeleri

Ayçiçeğinde birçok yaprak lekesi hastalığı etmeni vardır. En yaygın olanları Septoria sp. ve Alternaria sp.’ dir. Septoria daha çok bitkinin erken devrelerinde görülürken, alternaria ise gelişme dönemini içerisinde her zaman koşullar uygun olduğunda görülebilir.

Makaslı Böcek

Daha çok ayçiçeğinin çıkış, çimlenme döneminde zarar yapar. Fideleri toprak üstünden yiyerek keser

Çayır Tırtılı

Bitkinin yaprak ve tomurcuklarını yiyerek önemli zarar yaptığı yıllar olmaktadır

Bozkurt

Bitkilerin çıkış sonrası küçük fideciklerini toprak altından yiyip keserek önemli zararlar yapabilmektedir

Önerilen Makale  ; Bitkisel Yağlar

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Ziraat Mühendisi & Sürdürülebilirlik Koordinatörü     Büyük adımların gayeleri, diğerlerinin ise istekleri vardır. . .

Yorum Yap

Bu yazının yorum fonksiyonları kapatılmıştır.

Yorumlar (0)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir